1.GÜN İSTANBUL-ÜSKÜP-KALKANDELEN-OHRİD
İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı Dış Hatlar gidiş terminalinde saat 09:00’da
GARANTİ TATİL kontuarı önünde buluşma. Bilet, pasaport ve bagaj işlemlerinin ardından Pegasus Havayolları PC 711 tarifeli seferi ile saat 11:05’de Üsküp’e hareket. Yaklaşık 1,5 saatlik uçuşun ardından saat 11:35’de Üsküp’e varış. Pasaport ve gümrük işlemlerinin ardından özel otobüslerimizle havalimanından Kalkandelen’e hareket ediyoruz. Varışımızla birlikte alacağımız öğle yemeğimizi Tivoli Restoranda çorba,mevsim salata, ızgara dana eti ve pasta olarak alacağız. Yemeğin ardından Kalkandelen şehrinde Kanuni’nin vezirlerinden Sersem Ali Baba tarafından 16. yüzyılda kurulan Bektaşi Harabati Tekkesi’ni ve eşsiz bir mimari eser olan Alaca Camii ziyaret ediyoruz. Ziyaretimizin ardından yolumuza Ohrid Gölü kıyılarınla kurulu şehir Ohrid’e doğru hareket ediyoruz. Ohrid Gölü oluşumu 5-6 milyon yıl önceye dayandırılan, Baykal ve Tanganyika Gölleri ile birlikte dünyanın en eski oluşumlu göllerinden birisidir. En derin noktasında üç yüz metreye varan derinliği ve beslenme kaynaklarının çeşitliliği sebepleriyle etrafında müthiş bir ekolojik sistem oluşturan, milli parklar ile çevrili bir doğa mirası olan bu göl sualtı canlı çeşitliliği ve çevresine kazandırdığı turizm zenginliği açısından da eşsizdir. Şehrin tarihteki ismi Lychnidos “Işık Şehri”dir ve yılın her günü için bir kilisesi vardır. Ortodoksluğun en kutsal şehirlerden birisi olan Ohrid şehri Kiril Alfabesinin de doğum yeridir. Ohrid’e varışımızla birlikte otelimize transfer, odalarımıza yerleşme ve akşam yemeği otelimizde
2.GÜN OHRİD-( Galicia, Aziz Naum Manastırı, Resne, Bitola )
Uyandırma ve kahvaltının ardından otelden Ohrid şehir turumuz için hareket. Yapacağımız panoramik şehir turu sırasında Çar Samuel Kalesi, Çınar Meydanı, Kuloğlu ve Emin Mahmut Camileri, Halveti Tekkesi, Eski ve Yeni Çarşı, Aziz Kiril, Aziz Methodi, Aziz Klement ve Aziz Naum heykelleriyle süslenmiş ve Ohrid gölünün kıyısındaki şehir meydanı, Hastane Kiliseler, Robevi Evleri (Arkeoloji Müzesi Binası), eşsiz Aya Sofya Kilisesi, Roma dönemi Amfitiyatro, Yukarı Şehir Kapısı, Okul Şapeli, kendine has mimari yapısıyla geleneksel Ohrid evleri, Sv. Bogorodica Privlepta, Keşanlı İmareti ve Panteleymon Manastırı, ilk Slav üniversitelerinden birinin kurucusu Ohrid’li Aziz Klement Kilisesi ve Mezarı, Portofino’ya benzetilen bu güzel şehrin ve Ohrid gölünün nefis manzarası panoramik olarak görülecek yerler arasındadır. Şehir turunun bitimiyle serbest zaman…
Dileyen misafirlerimiz ekstra olarak düzenlenecek tam günlük öğle yemekli Resne, Manastır(Bitola), Galicica Ulusal Parkı ve Aziz Naum Manastırı turuna (65 Euro) katılabilirler. Bu turda öncelikle otelden hareketle Ohrid tekne iskelesinden tekneye binerek Sv.Naum’a doğru hareket ediyoruz. Yaklaşık 1,5 saat süren Ohrid gölünün eşsiz manzarası eşliğinde yapacağımız keyifli gölde tekne yolculuğunun ardından Sv.Naum’a varışımızla birlikte turumuza başlıyoruz. Manastırın kurulduğu bölge ulusal park içinde, Arnavutluk sınırındadır ve Ohrid Gölü’nü besleyen kaynaklardan biri olan Kara Drim Nehri’nin kaynağı ve göle karıştığı nokta burada bulunur. Tavus kuşları ve dalgıç ördekler Sv. Naum’un sembolü haline gelmiştir. Bu eşsiz manzara sonrası Aziz Kiril ve Methodi’nin öğrencilerinden Aziz Naum’un bir okul olarak kurduğu manastır içindeki kendi adını taşıyan kilisede eşsiz fresk ve ikonları, Kiril’in ilk şekli olan Glagolitik örneği kitabeyi, Aziz Naum’un mucizelerinin, cenaze töreninin ve lokal hikayelerin resmedildiği mezar şapelini ve azizin mezarını göreceğiz. Mezarın, bir diğer inanışa göre Balkanlar’ın ortak kültü Sarı Saltuk mezarı olduğuna inanılır. Gezimiz ardından öğle yemeğimizi doğa içerisinde bulunana Ostrovo Restoranda balık çorbası, şopska salata, ızgara alabalık, patates, karışık Makedon tatlıları olarak aldıktan sonra bizi bekleyen otobüslerimiz ile hareketle Manastır(Bitola) şehrine hareket ediyoruz. Yolumuz üzerinde Kemikler Koyu (Suüstü Müzesi) görülecektir. Bir arkeoloji kompleksi olan müze tarihi M.Ö. 1200’e dayanan kazıklar üzerine inşa edilmiş konutların yeniden inşasıyla oluşturulmuştur. Ardından alabildiğine uzanan elma bahçelerini geçerek, yolumuz üzerinde Resne kentinde, İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin Enver ve Talat Paşalar ile birlikte en önemli kişisi, hakkında birçok efsane yaratılmış olan ve 19. yy Osmanlı Balkanlar ilişkisinde çok önemli bir tarihi yeri olan Resneli Niyazi Bey’in Sarayı’nı göreceğiz. Ardından Manastır şehrine hareket ediyoruz. 19. yy boyunca Balkanlar’ın siyasi, askeri ve ekonomik açıdan en önemli şehirlerinden biri olan Manastır, Konsoloslar şehri olarak anılır. Bugün hala ayakta olan 9 konsolosluk, kendine has mimari renklilik şehrin en yoğun caddesi Sirok Sokak’ta kendisini en çarpıcı haliyle gösterir. Manastır’da yapacağımız şehir turu sırasında Mustafa Kemal Atatürk’ün mezun olduğu, bugün bizler için büyük önem taşıyan Atatürk Anı Odası, bir arkeoloji ve etnografya müzesini de içinde barındıran Manastır Askeri İdadisi öncelikle gezilecektir. Sizlere gezinin en duygusal anlarını yaşatacak, bir askeri öğrenci olarak Atatürk’ün hayatında fikri, entelektüel dünyasının şekillenmesinde büyük rolü olan ve kendisini farklı bir yönüyle tekrar tanıyacağınız İdadi’nin ve Anı Odası’nın gezilmesinin ardından Sirok sokak üzerindeki Mustafa Kemal Atatürk’ün gençlik yıllarında kendisine derin bir aşkla bağlanmış olan Eleni Karinte’nin yaşadığı ev ve kendisini ilk kez gördüğü balkonu ve Mustafa Kemal Atatürk’ün de uğrak yeri olan berber dükkanını ,renkli mimari yapılar, Katolik Katedrali, Konsolosluklar, Ortodoks Katedrali, Kral Filip heykeli ve İsak Çelebi Camii, Yeni Cami, Saat Kulesi, eski Bedesten panoramik olarak görülecektir. Turumuzun bitimiyle birlikte Ohrid’deki otelimize transfer..
Akşam dileyen misafirlerimiz ekstra olarak düzenlenecek Makedon Gecesi turuna (50 Euro) katılabilirler. Bu turumuzda Tino Restoranda Çorba,mevsim salatası, soğuk ve sıcak meze tabağı, karışık ızgara et,tulumba tatlısı ve limitli içecek olarak makedon lezzetleri eşliğinde, hem lokal hem de çok aşina olduğumuz Rumeli müzik ve folklorunu tam manasıyla yaşatacak eğlenceli bir gece geçireceksiniz
3.GÜN OHRİD-BERAT-DURRES-TİRAN-BAR-BUDVA
Erken uyandırma, kahvaltı ve odaların boşaltılmasının ardından otelimizden ilk olarak Arnavutluk sınırına hareket ediyoruz.Sınırı geçtikten sonra ilk durağımız Berat kenti olacaktır. Bin pencereli şehir olarak anılan bu şehirde Osum Nehri ve Taş Köprüsü, Gorica, 14. yy Berat Kalesi, kentin kendine has evleri ve Mangalem Mahallesi, Kutsal Teslis Kilisesi, Bekar Camii gibi yapılarını panoramik olarak gördükten sonra yolumuza Arnavutluk’un ikinci büyük şehri olan ve ülkenin turizm merkezi olan Durres’e doğru devam ediyoruz. Adriyatik’te bir sahil kenti olan Durres’te panoramik bir tur atarak Kral Ahmet Zogu Sarayı, Şehir Kütüphanesi, Tiyatro, Liman ve şehrin diğer yapılarını panoramik olarak gördükten sonra başkent Tiran’a hareket ediyoruz. Dajti Dağı eteklerinde kurulu bu güzel ve ilginç şehirde yapacağımız panoramik şehir turumuzda, Enver Hoca rejimi döneminde parti elitinin yerleşim alanı bugün ise şehrin en hızlı gelişen ve renkli bölgesi Blokku, Osmanlı enderununda şehzade Mehmed ile beraber eğitim görüp Kruje Kalesi’ne dönerek Osmanlı’ya başkaldırarak en uzun süre direnmiş olan İskender Bey’in (G.Kastrioti) Heykeli ve Meydanı, Osmanlı döneminden şehirde günümüze kalabilmiş tek eser olan, renkli kalem ve fırça süslemeleriyle ünlü Ethem Bey Camii ve Saat Kulesi, Ulusal Tarih Müzesi, Merkez Bankası, Savunma ve Finans Bakanlıkları, Kültür Sarayı-Opera Binası, Yeni Katedral, Başkanlık Sarayı, Parlamento, Rektörlük, Enver Hoca Anıt Mezarı olarak inşa edilmiş olan Piramid panoramik olarak göreceğimiz yapılardan bazılarıdır. Tiran şehir turunun ardından yolumuza Karadağ sınır kapısına doğru devam ediyor ve sınırı geçtikten sonra Bar şehri üzerinden Budva’ya varıyoruz. Budva’da otelimize transfer, odalarımıza yerleşme ve akşam yemeği otelimizde.
4.GÜN BUDVA-KOTOR-CAVCAT-DUBROVNİK
Uyandırma kahvaltı ve odaların boşaltılmasının ardından otelimizden hareket.. Karadağ, kanyonları, Avrupa’nın en güney fiyordu olan Boka Kotorska, milli parkları, orman dağları, Adriyatik’in berrak kristal eşsiz güzelliği, Venedik şehirleri ve meydanları, manastır ve kiliseleri, muhteşem doğası, kum plajları ve Budva Riviera’sının renkli gece hayatı ile turizm açısından çok zengin bir ülkedir. Budva’daki ilk durağımız Federasyon döneminde bir balıkçı kasabasından kamulaştırılarak, lüks bir konaklama imkanına dönüştürülen ve özellikle Hollywood ünlüleri ve Avrupa kraliyet ailelerinin en gözde ve gizemli tatil mekanı haline gelen, Karadağ’ın “poster çocuğu” denebilecek muhteşem manzarasıyla Sveti Stefan Adası’nı panoramik olarak görerek fotoğraflayacağımız nokta olacak. Ülkenin bağımsızlığıyla birlikte ada Singapur’lu dev turizm grubu Aman Resorts ve finans şirketlerinin oluşturduğu bir konsorsiyum ile uzun süreli kiralanarak restore edilmiştir. Ada bugün eskisi gibi tüm dünyadan ünlü birçok simanın gözde tatil yeridir. Bu fotoğraf molası ardından turumuzdaki ikinci durağımız muhteşem sahilleri, renkli gece hayatı ile Balkanlar’ın en ünlü tatil merkezlerinden Budva. Budva Stari Grad’ı (Eski Şehir) gezmek üzere hareket ediyoruz. Kadmus ve Harmonia efsanesine dayanan, 1979 da çok büyük bir deprem geçirerek yeniden ayağa dikilen bu sur şehirde serbest zaman değerlendiriyoruz. Venedik dönemi deniz ticareti ile zenginleşen bu şehirde bin yılı aşkın süre ayakta kalmış sur sistemi, labirent benzeri dar sokakları, kiliseleri, citadeli, şehir plajı, marinası ve onlarca kafe ve restoranı ile renkli bu önemli turizm şehrinin kalbininde güzel vakit geçireceksiniz. Öğle yemeğimizi Olimps Restoranda balık çorbası, salata, kızarmış küçük balık, kızarmış patates ve dondurma olarak aldıktan sonra Avrupa’nın Kosova ile birlikte en genç iki devletinden biri olan Karadağ da yolumuz üzerinde sonraki nokta olan Boka Kotorska’ya (Kotor Körfezi) Kotor şehrini gezmek üzere hareket ediyoruz. Kotor körfezi batık bir nehir kanyonu olarak Avrupa’nın doğal açıdan en değerli noktalarından biridir ve muhteşem doğa manzaraları sergiler. Körfezin en değerli hazinesi ise Kotor Eski Şehridir. Kotor’da yapacağımız şehir turunda Deniz Kapısı, Prens Sarayı, Napolyon Tiyatrosu, Silah Meydanı, Saat Kulesi ve Utanç Sütunu, aristokrat ailelerin yaptırdıkları Şehir Sarayları, Aziz Tryphon Katedrali, Karampana, Aziz Nikola ve Aziz Luka Kiliseleri panoramik olarak görülecek yerler arasındadır. Kotor gezimizin bitimiyle Herceg Novi sınır kapısı üzerinden Hırvatistan’a hareket ediyoruz.
Dubrovnik’e varmadan önce Ragusa (Dubrovnik) Cumhuriyeti’nin kurucu halklarının ilk yerleşim yerleri olan antik dönemde Epidaurus ve Ragusa Vecchia (Eski Ragusa) olarak anılan Rat yarımadası üzerinde kurulmuş Cavtat kentinde bir mola vereceğiz.. Buradaki serbest zamanda kıyı şeridindeki kafelerin tadını çıkarabilir ve keyifli bir yürüyüş yapabilirsiniz. Ardınadan yolumuza Dubrovnik’e doğru devam ediyoruz. Dubrovnik’e varışımız ile birlikte Stari Grad’ı (Eski Şehir) gezmek üzere şehir turumuza başlıyoruz. Dubrovnik Eski Şehri, Unesco Dünya Tarihi Kültürel Miraslar Listesi’nde bulunan yaklaşık 2 km’lik bir sur sistemi içinde 856 hane, manastırlar, saraylar, kiliseler, meydanlar ile mimari estetik ve kültürel olarak Slavlar’ın ulaştığı en üst nokta olarak adlandırılan eşsiz bir kenttir. Şehir ortaçağ boyunca ilk eczane, ilk yetimhane, ilk karantina hastanesi gibi Avrupa’nın ilklerine sahne olmuştur. Burada yapacağımız yürüyüş turu boyunca Bokar, Minceta, St. Jean ve Revelin Burçları, Lovrijenac Kalesi, Şehir sur sistemi, Pile Kapısı ve Şehir Kapısı, Aziz Vlaho (Blaise) Heykeli, Onofrio Çeşmesi, Fransiskan Manastırı, St. Saviour Kilisesi, bir bataklık kanalının kurutulmasıyla oluşturulan Stradun caddesi, Luza Meydanı, Orlando Sütunu, Saat Kulesi, Silahhane, Sponza Sarayı, Eski Liman, Dominikan Manastırı, Karantina-Lazareti, Hz. Meryem Göğe Yükseliş Katedrali, St. Blaise Kilisesi, Rektör Sarayı, Gundulic Meydanı panoramik olarak göreceğimiz yerler arasındadır. Turun bitimiyle birlikte otelimize transfer, odalara yerleşme ve akşam yemeği otelimizde
5.GÜN DUBROVNİK-MOSTAR-KORÇULA-ELAFİTİ ADALARI
Serbest uyanma ve kahvaltının ardından gününüz serbest. Dileyen misafirlerimiz ekstra olarak düzenlenecek olan tam günlük öğle yemekli Marco Polonun İzinde Korçula-Ston turuna (60 Euro) katılabilirler. Bu turumuzda Dubrovnik’ten hareketle öncelikle Adriyatik’in eşsiz koyları, adalar, flora ve fauna çeşitliliği ve Dinar Alpler’inin nefes kesen manzarası eşliğinde Trsteno üzerinden Peljesac yarımadasına doğru keyifli bir yolculuğa çıkıyoruz. İlk durağımız mükemmel şehir planlaması, istiridye çiftlikleri, tuz plantasyonları ve surlarıyla ünlü olan Ston kenti. Burada vereceğimiz molanın ardından yarımadanın uç noktasına doğru üzüm bağları ve ülkenin en ünlü şarap üretim bölgelerinden geçerek etrafındaki küçük adalar ile birlikte Korçula’nın güzel manzarası eşliğinde bir sahil kasabası olan Orebic’e doğru yolumuza devam ediyoruz. Orebic yakınlarındaki Viganj kasabası Kanuni Sultan Süleyman döneminin Kaptan-ı Derya’sı Piyale Paşa’nın doğduğu yerdir. Orebic’ten bineceğimiz tekne ile yapacağımız deniz yolculuğu bizi Korçula Adası’nın merkezine yani tarihi kente ulaştıracak. Adını Kara Korfu’dan (Korkyra Melania) alan, Mistral rüzgarını yazın en sıcak günlerinde bile şehrin en içlerini taşıyan, Adriyatik’te Venedik mimarisinin mükemmel bir örneği olan bu şehirde, kara kapısı 15. yy büyük Revelin Kapısı, St. Mark Aslanı, Rektör Sarayı, St. Mark Katedrali, Marco Polo Evi, Şehir Müzesi, Piskoposluk Sarayı-Abbey Hazineleri göreceğimiz yerler arasındadır.Öğle yemeğimizi Mystic Restoranda Izgara Tavuk ,Patates Kızartması ve Salata olarak alacağız. Daha sonra vereceğimiz serbest zaman boyunca adanın deniz kıyısında vaktinizi dilediğinizce geçirebilirsiniz. Turumuzun bitimi ile birlikte önce tekne ile tekrar Orebic’e ardından otobüsümüzle Dubrovnik’teki otelimize transfer.
Bu turu tercih etmeyen misafirlerimiz ekstra olarak düzenlenecek olan tam günlük öğle yemekli Elafiti Adaları Tekne turuna (75 Euro) katılabilirler. Tekne ile Koloçep, Şipan ve Lopud Adalarını göreceğimiz turumuzda öncelikle, Dubrovniklilerin tatil beldesi, palmiye ağaçları ve büyüleyici doğası ile ünlü Koloçep adasını gezeceğiz. Burada vereceğimiz bir moladan sonra, teknemiz Şipan Adasında bulunan Sudurad kasabasına doğru yol alacak. Skocibuha ailesine ait 16. yy.dan kalma kale, şehir kalesi ve surları, Dubrovnik Başpiskoposuna ait yazlık sarayın kalıntılarını gezdikten sonraBarış Adası” olarak bilinen Lopud a gideceğiz. Turkuaz ve berrak denizi, büyüleyici kumsalı ve muhteşem doğası ile her geleni büyüleyen adada denize girme imkanı bulacaksınız. Öğle yemeğini tur sırasında teknede Balık, Salata, mevsim meyveleri ve 1 içecek dahil olarak alacağız. Turun bitimi ile birlikte Dubrovnik’teki otelimize transfer.
Serbest uyanma ve kahvaltının ardından gününüz serbest. Dileyen misafirlerimiz ekstra olarak düzenlenecek olan tam günlük öğle yemekli Poçitel-Blagaj-Mostar turuna (60 Euro) katılabilirler. Bu turumuzda sabah saatlerinde özel otobüslerimizle otelimizden Bosna Hersek’e hareket ediyoruz. İlk olarak Bosna Hersek’in Adriyatik’e açıldığı tek nokta olan Neum kentinden geçeceğiz. Ardından Neretva deltası üzerinden sınır noktası olan Metkovic’e ulaşarak Bosna-Hersek sınırına girdikten sonra ilk durağımız Poçitel olacak. Resim gibi bir kaya köy olan Poçitel, Osmanlı İmparatorluğu’nun 15. yy itibarıyla Adriyatik kontrolünü sağladığı bir garnizon ve aynı zamanda bir külliyesiyle tam manasıyla bir Osmanlı yerleşimidir. Kentin bulunduğu Caplinja bölgesi Neretva Nehri’nin sağladığı bereket sayesinde meyve üretimi açısından çok zengindir. Poçitel’de Hacı Ali bin Musa (Şişman İbrahim Paşa) Camii, Türk Hamamı, Medrese, Gavran Kapitan Kulesi ve Evi ve Kalenin panoramik olarak görülmesi ardından Blagaj’a doğru yolumuza devam ediyoruz. Buna nehri kaynağına kurulmuş olan Bosna-Hersek’in en eski Bektaşi Tekkesi 16.yy Blagaj tekkesi bir kaya içine oyulmuş gibi muhteşem doğa güzelliği içinde yer alır. Balkanların ortak kültü Sarı Saltuk mezarını da barındırdığına inanılan tekke külliyesiyle yeniden inşa edildiğinden bulunduğumuz tarihte açık olması durumunda ziyaret edilecektir. Yine burada bulunan bir mağarada su yüzüne çıkan karstik bir nehir kaynağı olan ve Neretva nehrine katılan Buna’yı görüyoruz. Ayrıca nehrin güzel köprüleri ve değirmenleri görülecek yerler arasındadır. Blagaj turunun ardından yolumuza Mostar’a doğru devam ediyoruz. Öğle yemeğimizi tur sırasında Romanca Restoran’da köfte, börek, mevsim salatası ve tulumba tatlısı olarak aldıktan sonra Mostar şehir turunu yapmak üzere hareket ediyoruz. Mostar’a varışımız ile birlikte yapacağımız şehir turu sırasında, kente ismini veren Mimar Sinan’ın öğrencisi Mimar Hayreddin tarafından hayret verici bir mimariyle inşa edilmiş olan Mostar Köprüsü bu turun en değerli noktasıdır. Köprü 16. yy da ilk inşası, 1993 yılında Bosna Savaşı sırasında yıkılışı ve Er-Bu ismindeki Türk firması tarafından yeniden ayağa dikilişiyle tüm dünyada en çok ses getiren olay olmuştur. Köprü mimarisiyle olduğu kadar Mostar Ikarus’u gibi efsanevi gelenekleriyle de sizleri büyüleyecek.. Köprünün etrafında şekillenmiş olan eski şehirde Tara ve Halebiye Kuleleri, Nezirağa ve Nesuhağa Camileri, Koski Mehmet Paşa Camii, Tabakhane ve Türk Hamamı, Kazancı Çarşısı, Karagöz Bey Medresesi, Kriva Cuprija göreceğimiz yerler arasındadır. Turumuzun bitimiyle birlikte Dubrovnik’teki otelimize transfer.
Akşam dileyen misafirlerimiz ekstra olarak düzenlenecek olan Dalmaçya Gecesi turuna (50 Euro) katılabilirler. Bu turumuzda Sapro Restoranda (Dalmaçya spesiyallerinden oluşan soğuk meze tabağı, mevsim salata,demir çanda pişirilmiş kuzu tandır,elmalı pie ve limitli lokal içecek (Şarap veya meyve suyu) Dalmaçya müzikleri, folkloru ve lokal lezzetler ile güzel bir gece geçireceksiniz. Turun ardından otelimize transfer..
6.GÜN DUBROVNİK-SPLİT-TROGİR-SİBENİK-ZADAR
Erken uyandırma, kahvaltı ve odaların boşaltılmasının ardından otelimizden hareket ediyoruz. İlk olarak Hırvatistan’ın ikinci büyük şehri olan Split’e gidiyoruz. Yapılacak olan panoramik Split şehir turu sırasında Unesco Dünya Tarih ve Kültür Mirasları Listesinde bulunan Diocletian Sarayı, Altın ve Gümüş Kapılar, St. Domnius Katedrali, Diocletian Mozelesi, Diocletian Mahzenleri, Jüpiter Tapınağı, dar taş sokakları, liman bölgesindeki cafe, bar ve restoranları ile bu güzel Akdeniz şehrini gezeceğiz. Ardından öğle yemeği tur sırasında Atlantida restoranda salata, pizza, tiramisu olarak alınacaktır. Öğle yemeğinin ardından turumuzdaki ikinci durağımız Trogir’e hareket ediyoruz. Trogir’de yapacağımız panoramik şehir turunda Şehir Kapısı, St. Lovro Katedrali, Saat Kulesi, Mahkeme Binası, Kamerlengo Kalesi görülecek yerler arasındadır. Turumuzun ardından Sibenik’e hareket ediyoruz. Panoramik Sibenik şehir turumuz sırasında, Unesco DTKM listesindeki bu şehirde St. James Kathedrali, St. Lawrence Manastırı Bahçesi, Eski şehrin diğer öenmli yapıları, canlı sahil şeridi ve liman görülecek yerler arasındadır. Sibenik şehir turumuzun ardından Zadar’a hareket ediyoruz. Varışımız ile birlikte panoramik şehir turumuzu yaptıktan sonra otelimize transfer, odalara yerleşme ve akşam yemeği otelimizde
7.GÜN ZADAR-PLIVITCE-ZAGREB
Uyandırma kahvaltı ve odaların boşaltılmasının ardından özel otobüslerimizle Plitvice’ye doğru hareket ediyoruz. 1979 da UNESCO’nun dünya mirası listesine giren ve Hırvatistan’ın en tanınmış ve en çok gezilen milli parkı olan Plitvice Gölleri Ulusal Parkı’nı geziyoruz. 16 adet gölden ve el değmemiş ormanlık alanlardan oluşan Plitvice Gölleri Milli Parkı 295 km2’lik bir yer kaplar. Plitvice Milli Parkı zaman içinde oluşan travertenler nedeni ile çok sayıda şelalelerden oluşur ve oluşum süreci hala devam etmektedir. Ulusal Parkın sınırlarında geniş ve bakir ormanlar yeralır. Avrupa’nın en önemli, el değmemiş kayın ve köknar ormanları bu milli parkta yer almaktadır. Milli park içerisinde 75 tanesi endemik olmak üzere 1267 farklı tür bitki ve 55 orkide türü tespit edilmiştir. Ayrıca 321 tür kelebek ve 161 kuş türü ormanın zenginliği hakkında fikir vermektedir. Öğle yemeğimizi Licka Kuca restoranda çorba, şopska salata,kuzu tandır,patates,elmalı ştrudel olarak aldıktan sonra başkent Zagreb’e doğru yolumuza devam ediyoruz. Zagreb’e varışımız ile birlikte panoramik şehir turuna başlıyoruz. Zagreb şehri Kaptol ve Gradec tepeleri üzerinde yer alan yukarı şehir ve onlarca meydan, parklar ve anıtlar ile süslü olan aşağı şehir bölümlerinden oluşur. Şehir turumuz aşağı şehirde Mirogoj Mezarlığı, ilk Hırvat Kralı Kral Tomislav Anıtı ve Meydanı, Marsala Tita Meydanı, Ulusal Tiyatro, Ulusal Bilim ve Sanatlar Akademisi, Tren İstasyonu, Ulusal Arşivler Binası, Arkeoloji Müzesi, Merkez Bankası, Strossmayer Galerisi, Modern Sanatlar Galerisi, Etnografya Müzesi, Starcevicev Meydanı, Avrupa’nın en eski halk parkı Maksimir, Hotel Esplanade gibi eşsiz mimari eserler ve meydanların panoramik olarak görülmesiyle başlayacak. Ardından 1848 ayaklanma lideri Kont Josip Jelacic’in adını taşıyan Ban Jelacic Meydanı, Sırp Ortodoks Kilisesi, Ilica alış-veriş caddesi, şehrin ana pazaryeri olan Dolac Pazarı, Bakire Meryem’in Göğe Yükselişi, Aziz Stephen ve Aziz Ladislaus’a adanmış, şehrin en ihtişamlı mimari yapısı, 13. yy da başlanmış fakat 20. yy da yeniden inşa edilmiş olan Katedral, Kaptol (Yukarı Şehir), Roman Katolik Başpiskoposluk Sarayı, Tkalciceva Bohem Caddesi, Hz Meryem Şapeli ve Kamenita Vrata (Taş Kapı), eşsiz çatısı ve Ivan Mestrovic’in eserleriyle süslü 13. yy yapısı St. Mark Kilisesi ve St. Mark Meydanı, meydanda bulunan Banski Dvori (Başkanlık Sarayı), Sabor (Hırvatistan Parlamentosu) ve Anayasa Mahkemesi, Eski Şehir Sarayı ve Lotrscak Kulesi panoramik olarak göreceğimiz yerlerden bazılarıdır. Şehir turumuzun bitimiyle otelimize transfer, odalara yerleşme ve akşam yemeği otelimizde.
8.GÜN ZAGREP-BELGRAD
Uyandırma , kahvaltı ve odaların boşaltılmasının ardından otelimizden Belgrad’a hareket ediyoruz. Belgrad’a varışımızla birlikte yapacağımız şehir turu sırasında öncelikle Novi Beograd bölgesiyle başlayacak. Novi Beograd, Yugoslavya Federasyonu dönemi mimarisi ile modern mimarinin bir karmasını sergiler ve bugün uluslararası finans, telekom ve teknoloji şirketlerinin, büyük zincir otellerin, modern alış-veriş merkezleri, gökdelen, rezidans ve iş merkezlerinin yerleşim alanıdır. Şehrin ve ülkenin en hızlı gelişen inşaat alanıdır ve Zemun’u da içine alacak şekilde bloklara bölünmüştür. Yolumuz üzerinde Novi Beograd’ın sembolü haline gelmiş olan yapılardan, Yugoslavya Federal Yürütme Konseyi’nin merkezi olan Federasyon Sarayı kapladığı alan itibarıyla bugün ülkenin en büyük yapısıdır ve 1961’de ilk Bağlantısızlar Konferansı’nın gerçekleştirildiği yerdir. USCE, 1937’den 1980’e kadar Josip Broz Tito tarafından yönetilen Yugoslav Komünist Partisi(Birliği) Parti Merkez Komite binası olarak inşa edilmiştir. CeKa(Centralni Komitet) olarak ta anılan ve 2003’te yeniden inşa edilmiş olan binanın ismi “kavşak” anlamına gelir. Yapımı savaş ve Nato bombardımanı sebebiyle birkaç kez kesintiye uğrayan Belgrad Arena 2005 yılında Dünya Basketbol Şampiyonası’na, 2008yılında ise Eurovision’a ev sahipliği yapmıştır. Batı Kapısı adı verilen Genex Kuleleri göreceğimiz yapılardan bir diğeridir. Tuna ve Sava Nehirleri’nin kesişme noktasında kurulmuş olan Belgrad kentinde, Sava nehrinin karşı kıyısına geçtiğimizde, meydanları ve muhteşem mimari yapılarıyla Eskişehir, Kalemeydan, Sava ve Tuna Nehirleri, Savaş Adası, kentin iki yakasını birbirine bağlayan Sava, Gazela ve Brankov Köprüleri, Saborna Kilisesi, dünyanın en büyük Ortodoks yapılarından birisi olan St. Sava Katedrali, Slavija Meydanı, Parlamento Binası, Eski Saray, Büyükelçilikler, Belediye Sarayı, Taş Meydan, St. Mark Katedrali, Öğrenci Meydanı ve Parkı, Terazi Meydanı, Cumhuriyet Meydanı, Ulusal Müze, Ulusal Tiyatro, Prens Mihailo Obrenovic Anıtı ve Caddesi panoramik olarak görülecek yerler arasındadır. Şehrin en eski yerleşim bölgesi ve bir açık hava müzesi olan Kale Meydan Parkı’nda yapacağımız yürüyüş sırasında İstanbul Kapısı, Saat Kulesi, Askeri Müze, 1715 yılında Mora yarımadasında Venedik kontrolündeki birçok yeri alarak “Mora Fatihi” ünvanını almış olan ve 1716 yılında Petrovaradin’de şehit edilen Damat Ali Paşa Türbesi, Stefan Lazarevic Anıtı, üç padişah dönemi hizmet etmiş ve Osmanlı İmparatorluğu’nun en güçlü sadrazamlarından Sokollu Mehmet Paşa Çeşmesi, Roma Sarnıcı, Hunyadi Janos Anıtı, Karacorcevic Kapısı, Saborna Kilisesi, Aşağı Şehir, Nebojsa Kulesi, Despot ve Zindan Kapıları, Fransız Anıtı ve aslen 1912’de Ivan Mestrovic tarafından Terazi Meydanı için yapılmış olan sonrasında 1928’de Kalemeydan’a taşınarak Belgrad kentinin sembolü haline gelmiş olan Pobednik–Zafer Anıtı göreceğimiz yerler arasındadır. Turumuzun bitimiyle birlikte otelimize transfer, odalara yerleşme ve akşam yemeği otelimizde.
Dileyen misafirlerimiz ekstra olarak düzenlenecek Tekne Turuna (25 Euro) katılabilirler. Bu tur sırasında Tuna ve Sava Nehirleri’nin buluşma noktası, Kale Meydan, köprüler ve şehrin diğer yapılarını bir kez de nehir üzerinden yaşama imkanı bulacaksınız. Turun bitimiyle otelimize transfer ve odalara yerleşme ve akşam yemeği otelimizde.
9.GÜN BELGRAD ( Voyvodina, Novi Sad, petrovaradin, Karlofça)
Sabah kahvaltısının ardından gününüz serbest. Dileyen misafirlerimiz ekstra olarak düzenlenecek olan tam günlük öğle yemekli Voyvodina; Karlofça, Petrovaradin, Novi Sad turuna (70 Euro) katılabilirler. Voyvodina Sırbistan Cumhuriyeti içinde çok etnik yapılı ve çok kültürlü, ülkenin hem yüzölçümünün hem de nüfusunun yaklaşık dörtte birini oluşturan, aynı zamanda ekonomik açıdan da ülkenin en gelişmiş bölgesidir. Turumuz Novi Sad’a 11 km mesafede bulunan Karlofça şehrinin gezilmesiyle başlayacak. Bu güzel şehirde Dört Aslanlı Çeşme, Piskoposluk Sarayı, 1791 yılında yapılmış olan Sırbistan’ın ilk ortaöğretim okulu, Teoloji Okulu, St. Nikolas Ortodoks Katedrali, Kutsal Teslis Katolik Katedrali, Karlofça Antlaşması’nın imzalandığı yerde 1817 yılında inşa edilmiş olan Barış Şapeli ve Şehir Sarayı panoramik olarak görülecektir. Karlofça ziyareti ardından önce Petrovaradin Kalesi’ni gezmek üzere Novi Sad şehrine hareket edilecektir. Novi Sad üç yüz bin nüfusu ile Belgrad’dan sonra ülkenin en büyük ikinci kenti, aynı zamanda özerk Voyvodina bölgesinin yönetsel, ekonomik, kültürel ve turistik merkezidir. Kentin bir diğer önemi Fruska Gora Ulusal Parkı ve Manastırlarına olan yakınlığıdır. Tuna Nehri kıyısındaki kale ve şehir merkezinde yer alan tarihi yapılarıyla da ülkenin mimari ve kültürel açıdan farklı ve eşsiz bir şehridir. Kente varışımızla birlikte öncelikler 1716 yılında Osmanlı-Avusturya İmparatorlukları arasında Petrovaradin Muharebesi’nin yaşandığı ve Avrupa’nın en büyük kalesi olan Petrovaradin Kalesi gezilecektir. Gezimiz sırasında Kale Müzesi (Tophane), Resmi Geçit Alanı, Kışlık Garnizon Binaları, Leopold Kapısı ve Burcu, Saat Kulesi, Kale terasından Novi Sad kentinin ve Aşağı Şehrin eşsiz manzarası ve diğer şehir kapı ve burçları ile sizleri hayrete düşürecek olan toplam uzunluğu 16 km yi bulan Yeraltı Galerileri ya da yeraltı haberleşme tünelleri görülecek yerler arasındadır. Kalenin gezilmesinin ardından öğle yemeği Vinoteka Restoranda (çorba, salata ,karışık soğuk tabağı ,patatesli dana eti, tatlı) aldıktan sonra 18. yy ortalarında özgür bir kraliyet şehri olarak “Neo-planta” ismiyle kurulan Novi Sad şehrinin mimari açıdan eşsiz Özgürlük Meydanı, Şehir Sarayı, 19. yy sonunda varlıklı vatandaşların bağışlarıyla inşa edilen Katolik Katedrali, Tanurdzic Sarayı, Zmaj Jovina ve Dunavska Caddeleri, Miletic Anıtı, St. Nikolas Ortodoks Kilisesi ve Sinagog görülecek yerler arasındadır. Tur bitiminde otelimize transfer..
Akşam dileyen misafirlerimiz rehberlerimizin düzenleyeceği ekstra Balkan Gecesi turuna (50 Euro) katılabilirler. Bu turumuzda Kovac Restoranda (Karışık Soğuk Tabağı, çorba, sopksa salata, kuzu tandır,patates,sütlaç,limitli içecek) Balkan yemek kültürünü tam manasıyla yansıtan Sırbistan mutfağının lezzetleri eşliğinde, Sırp ve Balkan müzikleri ile güzel bir gece geçireceksiniz. Tur bitiminde otelimize transfer..
10.GÜN BELGRAD-NİŞ-ÜSKÜP
Uyandırma, kahvaltı ve odaların boşaltılmasının ardından otelimizden hareket ediyoruz. Yolumuz üzerindeki ilk durağımız Niş kenti olacaktır. Niş’te yapacağımız şehir turu sırasında önce Nişava Nehri kuzeyinde bulunan ve aslen erken dönem yerleşimleri üzerine Osmanlı İmparatorluğu tarafından inşa edilmiş olan Niş Kale’sini ziyaret ediyoruz. Kaleye İstanbul Kapısından girip Eski Şehri geziyoruz. 1385 yılında 25 günlük bir kuşatma sonrası Sultan I. Murad’a teslim olan şehir 1448 de yeniden Osmanlı kontrolüne girmiş ve yaklaşık 250 yıl el değiştirmemiştir. Kalenin gezilmesi ardından Kurtuluş Meydanı,Kurtuluş Anıtı ve Obrenoviceva Caddesi görülecektir. Daha sonra, tarihi Hurşid Paşa döneminde Çegar Tepesi savaşına dayanan Çella Kule (Kafatası Kulesi) görülecektir. Öğle yemeğimizi City Garden restoranda tavuk suyu çorba,Salata,Dana ızgara ve pasta olarak aldıktan sonra Üsküp’e doğru yolumuza devam ediyoruz. Üsküp’e varışımızla birlikte yapacağımız panoramik şehir turumuza başlıyoruz. Üsküp kentinin merkezi Vardar Nehri’nin iki kıyısında karşılıklı ve birbirinden oldukça farklı görünümde iki yakadan oluşur; Makedonya Meydanı ve Eski Şehir ya da Eski Osmanlı Çarşısı.. Meydan bugün Üsküp 2014 Projesi ile yepyeni bir çehreye kavuşurken, Eski Şehir Osmanlı İmparatorluğu’nun yaklaşık beş yüz sene boyunca Balkanlar’ın en büyük ticaret kenti olarak inşa ettiği Külliyelerin parçalarından ve büyük bir eski çarşıdan oluşur. Ünlü şairimiz Yahya Kemal Beyatlı’nın doğduğu şehir olan Üsküp şehir turumuz sırasında, Vodno Dağı tepesinde dünyanın en büyük hacı olan Milenyum Hacı, 1963 yılındaki büyük depremde yıkılan ve üzerindeki saatin hala deprem saatini gösterdiği Eski Tren İstasyonu, Üsküp doğumlu olan Rahibe Teresa Anıt Evi, şehrin modern merkezi kafeler ve restoranlarla canlı Makedonya Caddesi, Plostad-Makedonya Meydanı, Üsküp 2014 projesi dahilinde Vardar Nehri’nin diğer kıyısında inşa edilen ihtişamlı yapılar Anayasa Mahkemesi, Filarmoni, Arkeoloji Müzesi, Finans Bakanlığı, Ulusal Tiyatro, Makedonya Mücadele Müzesi, Yahudi Soykırım Müzesi gibi yapılar, 2011 Bağımsızlık gününde açılışı yapılan Büyük İskender Anıtı, İmparator Jüstinyen, Çar Samuel, II. Dünya Savaşı sonrası Makedonya Sosyalist Cumhuriyeti’nin ilk devlet başkanı Metodija Andonov Cento Heykelleri, Ristik Sarayı, Goce Dolcev ve Dame Gruev Heykelleri, Selanik’li Azizler Aziz Kiril ve Aziz Methodius ve onların öğrencileri Ohrid’li Aziz Naum ve Aziz Klement Heykelleri, Taşköprü ve Mihrabı, Aziz Dimitrija Kilisesi, Davut Paşa Hamamı, Üsküp Kalesi, Sveti Spas Kilisesi, Eski Postane, 2011 yılında restorasyonu TİKA tarafından bitirilerek ibadete açılan Mustafa Paşa Camii ve Türbesi, Murat Paşa Camii, Kurşunlu Han, Kapan Han ve Sulu Hanlar, İshak Bey, İsa Bey, Sultan Murad Camileri ve Saat Kulesi, Bedesten, Çifte Hamam, Üsküp Çocuk Tiyatrosu, Arasta Camii ve eski Üsküp Çarşısı panoramik olarak görülecek yerler arasındadır. Şehir turumuzun bitimiyle otelimize transfer ve odalarımıza yerleşme.
Akşam dileyen misafirlerimiz ekstra olarak düzenlenecek Rumeli Gecesi turuna (50 Euro) katılabilirler. Bu turumuzda Makedonska Kuca Restoranda Çorba,mevsim salatası ,soğuk meze tabağı,dana tandır,tulumba tatlısı ve limitli içecek olarak makedon lezzetleri eşliğinde, hem lokal hem de çok aşina olduğumuz Rumeli müzik ve folklorunu tam manasıyla yaşatacak eğlenceli bir gece geçireceksiniz.
11.GÜN ÜSKÜP-İSTANBUL
Uyandırma, kahvaltı ve odaların boşaltılmasının ardından Üsküp havaalanına transfer. Pegasus Havayolları’nın PC 712 tarifeli seferi ile saat 12:15’de İstanbul’a hareket. Yaklaşık 1,5 saatlik yolculuğun ardından saat 14:40’da İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanına varış ve turumuzun sonu..